İntihar eden Japonlar artık çok masraflı olmaya başladı

Fransa, özelleştirilen France-Télécom şirketindeki 58’inci intihar vakasının ardından hâlâ ne olup bittiğini anlayabilmiş değil. Şirket yönetimi ilk kez intihar vakalarından birinin sorumluluğunu üstlenip, çalışanının ölümünü “iş kazası” olarak kabul etti. Ama tartışma sürüyor ve devletin sessizliğini ve şirketin ilgisizliğini eleştiren kamuoyu meseleye tamamen bir “insani dram” olarak bakıyor.

 

Japonya ise intihar vakalarına çok daha “duygusal” (!) bir açıdan bakıyor. Tokyo Hükümeti’ne göre, intiharlar ve depresyon sadece insanî ve bireysel birer dram değil, ekonomik sonuçlarını da dikkate almak gerek.

Yıllık 50 milyar TL
Japon Hükümeti, 2009’da (çeşitli sebeplerle) intihar eden 32.845 kişinin, (tüketim kaybı ve kesilen sigorta primi ve vergi olarak) ülke ekonomisine maliyetinin 1.900 milyar yen yani 35 milyar TL olduğunu açıkladı. Sağlık Bakanı Akira Nagatsuma, yaptığı açıklamada, bu rakamın, depresyon sebebiyle izin alanların sebep olduğu iş kaybı ve sağlık giderleri de eklendiğinde yıllık 50 milyar TL’yi bulduğunu açıkladı.

1998’de Londra’da yapılan bir araştırma, çalışanların İngiltere ekonomisine yıllık maliyetinin 86-87 milyar TL’ye vardığını göstermiş, bunun üzerine Majesteleri’nin Hükümeti çalışanların psikoterapi imkanlarından daha kolay yararlanması için önlemler almıştı. Ve bunun sonucunda da 1997’de 100.000’de 9.2 olan intihar oranı, 2007’de 100.000’de 7.8’e düşmüştü.

Samuray geleneği sürüyor
Japon Hükümeti’nin işiyse çok daha zor. Şimdiye kadar alınan sınırlı önlemler pek sonuç vermedi. Hükümet 2010’a kadar ihtiharları yüzde 10 azaltma hedefi koymuş, bunun için bilgilendirme kampanyaları yapmış, işsizlikle mücadele için önlemler almıştı. Son bir yılda 27 bin kişinin aradığı “inoçi no denwa” (hayat telefonu) adlı ücretsiz bir telefon hattı açılmıştı. 2009’da da Hükümet intiharları 2016’da 23.000’e düşürmek için 250 milyar TL’lik bir fon ayırdı. Ama ortada bir iyileşme yok, yılda en az 30.000 Japon kendini öldürmeye devam ediyor. Niye?

Herşeyden önce, intiharlar Japonya’da çok yaygın: 100.000 kişide 26 vaka. Ayrıca, alınan önlemlerin sonuç vermesi de daha zor çünkü Japon toplumunun intihar fiiline bakışı batıdan çok farklı. Kendini öldürmek, Japonlar’ın gözünde dinen ve ahlakenyasak bir fiil değil. Hatta, Samuray geleneğinde ve geleneksel çevrelerde intihar bir ‘onur’ göstergesi.

Ayrıca, 20 yıldır ekonomik durumu giderek kötüleşen ülkede, işsizler ve işsizlik korkusuyla çok ağır çalışanlar arasında depresyon çok yaygın. Buna karşılık Japonya’da psikoterapi çok pahalı (saati en az 150 TL) ve sigortalar tarafından karşılanmıyor.

Yani, Hükümet’in aldığı önlemlere rağmen Japonya’da intihar vakalarının önüne geçmek kolay görünmüyor. İş mahkemeleri de bu gerçeği kabullenmişe benziyor. Eskiden böyle bir talep dahi kabul edilmezken, geçen yıl iş yoğunluğuna bağlı depresyon sonucu 269 intihar, mahkemelerce “iş kazası” olarak kabul edildi.

 

Kaynak: Hürriyet İK, 27.09.2010, http://www.yenibiris.com/HurriyetIK/Oku.aspx?ArticleID=8610