Prof. Dr. Selim YAZICI

Personal Website

İş güvenliği çalışanların bağlılığını artırıyor

İş güvenliği çalışanların bağlılığını artırıyor

Son yıllarda artan iş kazalarıyla önem kazanan iş güvenliği, şirketlerin bu alandaki yatırımlarını artırıyor. Vodafone Türkiye, 24 kişiden oluşan İş Sağlığı ve Güvenliği departmanıyla, güvenli çalışma ortamlarının kurulmasına katkıda bulunmayı ve bu alanda örnek olmayı hedefliyor…

Son yıllarda sıklıkla yaşanan iş kazaları iş güvenliği kavramını ön plana çıkardı. Çünkü güvenli çalışma ortamlarının yaratılması, risklerin engellenmesi ve çalışan sağlığının korunması büyük önem taşıyor. Güvenli çalışma ortamı çalışanlar için öncelikli hale gelirken, şirketler de bu alanda ciddi yatırımlar yapmaya başladı.

Bu düşünceden hareketle Vodafone Türkiye de 2010 yılı için iş güvenliğine iki milyon doların üzerinde doğrudan yatırım kaynağı ayırdı. İki yıl önce kurulan ve 24 kişiden oluşan İş Sağlığı ve Güvenliği departmanı, güvenli çalışma ortamlarının yaratılması, risklerin engellenmesi ve çalışanların sağlığının korunmasına yönelik çalışmalar yapıyor. Bölümde, sahada iş güvenliği denetim ve sistem kontrolleri için görev alan, üniversitelerin çeşitli mühendislik bölümlerinden mezun iş güvenliği uzmanları ile Vodafone’un profesyonel sağlık hizmeti veren işyeri hekimleri ve hemşirelerinden oluşan sağlık ekibi yer alıyor.

Vodafone Türkiye İş Sağlığı ve Güvenliği Kıdemli Müdürü Dr. Mimar Şefik Emre Ulukan, global politikaları ve sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda İş Sağlığı ve Güvenliği’ni tüm faaliyetlerinde öncelik haline getirdiklerinin altını çiziyor. Bu doğrultuda tüm iş ortaklarını da kapsayacak bir program oluşturduklarını vurgulayarak özellikle son bir yıl içinde bu alandaki çalışmalara büyük hız verdiklerini söylüyor. Tüm çalışmalar yıllık planlar dahilinde tüm iş ortaklarını, yüklenicileri, alt yüklenicileri ve satış ağını da kapsayacak şekilde tüm Türkiye’de yürütülüyor.

Bu standartlar ve uygulamalar sonucu, yalnız telekomünikasyon sektöründe değil İş Sağlığı ve Güvenliği sektöründe de büyük bir gelişme ve hareketlenme görüldüğünü söylüyor Ulukan. Öyle ki, Vodafone standartları gereği şirket çalışanları veya sektörde çalışan yüklenici çalışanlarından bugüne kadar 10 bine yakın kişiye toplamda 113 bin saatin üzerinde İş Güvenliği eğitimi verilmiş.

“İlave bir iş değil, işin doğal bir parçası”
İş güvenliği, güvenli çalışma ortamlarının yaratılması, risklerin engellenmesi ve çalışanların sağlığını korumak için yapılan tüm sistemli ve planlı çalışmalar olarak tanımlanıyor. “İş güvenliği, talimatlardan oluşan ilave bir iş değil, işin doğal bir parçası” diyen Şefik Emre Ulukan, baret gibi kişisel koruyucu donanımların iş güvenliğinde en son önlem olduğunu, bareti takmadan önce, çalışma ortamının güvenli hale getirilmesi ve güvenli davranışın alışkanlık haline getirilmesi için birçok çalışma yapılmasının önemine değiniyor. Bunların içinde eğitimler, yöneticilere verilen sorumluluklar, şirketin satınalma, teknik bakım ve satış gibi kritik süreçlerine iş güvenliği hedefleri konulması gibi çok geniş kapsamlı çalışmalar bulunuyor.

Ülkemizde iş güvenliğinin, ne yazık ki biraz da yasal zorunlulukları karşılamak üzere yapılan ve genellikle kağıt üzerinde kalan bazı çalışmaları ifade ettiğine dikkat çeken Şefik Emre Ulukan, Vodafone içerisinde yasal gereksinimlerin çok üzerinde oluşturdukları ve hayata geçirdikleri standartlarla sadece kendi firma faaliyetlerinde değil, etkileşimde oldukları tüm topluma katkı sağlayan bir iş güvenliği kültürü yaratarak iletişim sektöründe öncü olduklarını vurguluyor.

Şirkete güven duygusu artıyor
Bir şirkette iş güvenliğine verilen önem çalışanı nasıl etkiliyor? Vodafone Türkiye’nin, tüm faaliyetlerinde insanı en değerli varlığı olarak kabul etmekte ve daha güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı yaratarak, oluşabilecek her türlü kayıpları en aza indirmeyi öncelikli iş hedefi olarak benimsediğine dikkat çeken Şefik Emre Ulukan’a göre sağlıklı ve güvenli iş koşulları içinde çalışanların şirkete güven duygusu, motivasyonu ve dolayısıyla bağlılığı artıyor.

İş güvenliğine verilen önem,  trafik kazaları, yangın, gibi olayları önlemek suretiyle ortaya çıkabilecek muhtemel maliyetleri de engelliyor. “Bu tür çevresel ve iş kazalarının şirketlere prestij ve maliyet açısından ne kadar büyük kayba uğratabileceğinin bir örneğini çok yakın zamanda Meksika Körfezi’nde yaşanan petrol ve çevre kazasında gördük” diyen Ulukan, İş Güvenliği çalışmalarının yalnız şirkete değil iletişim sektörüne ve topluma da büyük katkılar sağladığını vurguluyor.

İş güvenliği özellikle yüksek risklere sahip olan sektörlerde daha da ön plana çıkıyor. İletişim sektörünün bu sektörlerden biri olduğunu söyleyen Ulukan, bu nedenle yöntem, talimat, eğitim yeterliliği gibi iş güvenliği standartlarını oluşturarak zorunlu hale getirdiklerini vurguluyor. Zorunlu hale getirilen prensiplere göre çalışan taşeron firmaların da, sektörde faaliyet gösteren diğer firmalara da bu yöntemlere göre hizmet vermeye başladığını söylüyor Ulukan.

Vodafone Türkiye İş Sağlığı ve Güvenliği Departmanı, bu kültürü yaymak, farkındalığı artırmak amacıyla başlattığı “6 Mutlak Kural” projesiyle de   çalışanlarının ve etkileşimde oldukları tüm firmaları bilinçlendirme kampanyası düzenlemiş.‘İş sağlığı ve Güvenliği” kültürünü kişisel alışkanlıklar boyutunda yaygınlaştırdıklarını söyleyen Şefik Emre Ulukan, projeyi şöyle anlatıyor: “

Öncelikle tüm dünyada yaşanan kazalar incelendi ve ortaya çıkan altı kritik konuyu kural haline getirerek çeşitli iletişim teknikleri ve kampanyalarla Türkiye genelinde tüm Vodafone iş ortaklarına ilettik. Öyle ki kurallar sayesinde emniyet kemeri kullanma alışkanlığı edinen, hız sınırlarına uygun seyahat etmeyi alışkanlık haline getiren çalışanlarımız yaralanma ile sonuçlanabilecek kazaları hiç bir kayıp yaşamadan atlattı.” Uluslararası alanda diğer Vodafone’lara örnek teşkil eden projenin, Güney Afrika’da da kampanya haline getirilmesinin planlandığını söylüyor Ulukan.

Departman, çalışanların sağlık ve refahı için işyeri hekimleri ve hemşireleri tarafından gerçekleştirilen poliklinik hizmetleri, sağlıklı yaşama yönelik spor ve diyet önerilerinden, atıkların geri dönüşümü ve çevresel duyarlılık açısından yapılan diğer çalışmalara kadar birçok projeyi daha hayata geçiriyor.

İş güvenliği günümüz iş hayatında parlayan meslek gruplarının da başında geliyor. Özellikle iş güvenliği kültürünün çok zayıf olduğu, trafik kazalarında yılda yaklaşık beş bin kişinin hayatını kaybettiği Türkiye’de, iş güvenliğinin şirketlerin olmazsa olmaz bir parçası haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Şefik Emre Ulukan, bu alandaki bilinç seviyesi ve çalışmaların arttığına dikkat çekiyor.

“ Kaderci bir topluma sahip olduğumuz ülkemizde, iş güvenliği genellikle yabancı sermayeli şirketlerde daha yaygın. Çünkü faydaları veya sonuçları iyi biliniyor” diyen Ulukan, Türkiye’de de her sektörde, özelliklede iletişim sektöründe mutlaka yerini alması gereken iş güvenliği konusunun, giderek bilinmeye,  tersane, ma
den kazaları gibi yaşanan tatsız deneyimlerle öneminin anlaşılır hale gelmeye başladığını söylüyor.

 

Kaynak: Sabah, İşte İnsan, http://www.isteinsan.com.tr/isteinsan_gazete/is_guvenligi_calisanlarin_bagliligini_artiriyor.html