Etik ve Ekonomi

    Etik ve Ekonomi

       
    Nobel ödüllü ekonomi profesörü Amartya Sen’in Berkley Üniversitesi’nde verdiği ‘Etik ve Ekonomi’ konulu sempozyum notları Kurumsal Yönetim Derneği’nce yayımlandı. (Doğan Kitap).
    ‘İnsan nasıl yaşamalı?’
    Sokrates’ten bu yana iktisat ve siyasetin yanıt aradığı bu sorunun devamı niteliğindeki, ‘Bir insanın tek hedefi kendi refahını maksimize etmek midir?’ tartışması, kişisel çıkara dayalı davranışın sınırlarını çizen ‘etik’ kavramını öne çıkarmaktadır.
    Etik kodlamanın ilkeleri bellidir:
    ‘Dürüstlük,hesap verebilme ve saydamlık.’
    2001 kriziyle ekonomide yaşanan büyük çöküşün ardından siyaset,ticaret,medya dünyasında etik değerlerin yeniden inşası gerekiyor.Milyarlarca dolarlık batağın sorumlusu olanların hesap vermesi beklenirken bankacılık ve iletişim sektöründeki zincirleme yolsuzluk, ‘müjdeci çetesi’ aracılığıyla yargıya intikal etmektedir!
    Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Sabih Tansal, ‘Etik ve Ekonomi’ kitabına yazdığı sunuşta şunu vurguluyor:
    ‘Günümüzde modern iktisat geliştikçe,etik yaklaşımın öneminin azaldığını ve refah ekonomisinin etik değerlerden uzaklaştığını görmekteyiz.
    Ülkemizde iş ahlakı ve etik değerlere gereken önemin verilmediğini hergün karşımıza bir yenisi çıkan ve bir taraftan siyasi ve ekonomik yozlaşmaya sebep olurken diğer taraftan güvensizlik ve karamsarlık yaratan yolsuzluk olaylarını incelerken görmekteyiz.’
    Kitaba Aydın Doğan da ‘önsöz’ yazmış ve ‘etik’ kavramının 2000’li yıllarda uğradığı erozyonu anlatmış:
    ‘Dünyada büyük şirketlerin CEO’ları hesap oyunları ile şirketlerini dolandırdılar.Bizde de hepimiziz tanıdığı,gördüğü banka batakçıları ortaya çıktı.
    Amerika çok kısa sürede kanunlarını yeniden yapılandırdı,bu CEO’ları yargıladı,cezalandırdı,şirketler battı yada el değiştirdi ve kurumsal yönetişim bir sene içinde Amerikan iş dünyasının birincil önceliğ haline geldi.Bizde ise bu yolsuzluklara saplananların bazıları maalesef birer medya canavarı haline geldiler,hatta bazıları hukuk sistemimizin bazı boşluklarından yararlanarak ceza bile görmediler.
    Bugün yaptıkları yanlarına kar kalanlar,gelecek nesillere önemli olanın yalnızca sonuçta elde edilen başarı olduğunu,bu başarıya ulaşmak için her yolun mübah olduğu mesajını verecektir.Bunun sonunda da toplum olarak ahlak kurallarını hiçe sayma ve bu yolla elde edilenleri değer kabul etme riski ile karşı karşıya kalırız,sonuca giden yolda insan dahil her değeri ezip geçmenin anlayışla karşılandığı bir toplum.
    Unutmayalım ki bir toplumdaki gerçek çürüme,elde edilen sonuç,bu sonuca götüren yolu haklı çıkardığı zaman gerçekleşir.’
    Etiğe dönüş, ‘temiz toplum’un yolunu açacaktır.
    
  

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2004/01/18/yazar/sazak.html