Aile şirketlerine üçüncü kuşak kıskacı

image 

Türkiye’de pek çok aile şirketi üçüncü kuşağa gelmeden yok oluyor. Ayakta kalanlar ise el değiştiriyor. Oysa kurucu patronlar, veliahtlar ve yönetim uzmanları, kuşaklar arası geçişin atlatılabileceğini söylüyor

“Türkiye’de şirketleri babalar kurar, oğullar yer, torunlar batırır.” İş dünyasının açık sözlü kişiliklerinden Nejat Eczacıbaşı’na ait olan bu tespit, yarım asırlık bir deneyime dayanıyor.

30-40 yıl önce kurulup bugünlere getirilen birçok şirketin, kurucularının yavaş yavaş yönetimden çekildiği bir dönemden geçiyoruz. Öyle ki sayısı bir milyon 720 bini bulan şirketlerin yüzde 95’ini aile şirketlerinin oluşturduğu ülkemizde, pek çok şirketin başında babalar değil oğulları oturmaya başladı.
Şirketlerin yaşamlarındaki en kritik evreler de işte bu tür geçiş dönemlerinde yaşanıyor. Sadece 10 şirketten biri üçüncü kuşağa devrediliyor. Koç, Sabancı, Doğuş, Eczacıbaşı gibi şirketler üçüncü kuşağın yönetiminde olan en başarılı şirketlerden.

Aile şirketinde geçiş dönemi neden kritiktir?
• İşi devreden aile büyüğüyle işi devralan aile ferdi arasında yaşanan kuşak çatışması
• Kardeşler veya kuzenler arasındaki rekabet
• Veliahdın kabul edilmemesi
• Bir sonraki kuşağa devir planlamasının iyi yapılmaması
• Ehil olmayan kişilerin yönetimde söz sahibi olması
• Aile ‘liderinin’ işi zamanında terk edememesi
• Yetenekli profesyonelleri aile şirketine çekmekte karşılaşılan zorluklar
• Ailenin kültürü ile profesyonel yönetim kültürü arasındaki çatışma
• Doğru ve işler bir ‘yönetsel’ yapı kurulamaması
• Aile şirketlerinin kurumsallaşmakta geç kalması

Dünyada aile şirketleri
Dünyanın en büyükleri Ford, Michelin, Ericsson, Peugeot, Loreal gibi şirketler de aile şirketleri. Endüstriyelleşmiş ülkelerdeki şirketlerin yüzde 75’i, Fortune 500’deki şirketlerin üçte biri, İtalya’daki en büyük 100 şirketin 43’ü, Fransa’daki en büyük 100 şirketin 26’sı, Almanya’daki en büyük 100 şirketin 17’si aile şirketi niteliğinde. Türkiye’de ise bu oran yüzde 9.

Patron inadı şirket batırıyor

Türkiye’de görülen tipik bir durum da birinci kuşak patronların bir türlü işten elini tam anlamıyla çekmek istememesi. Örneğin Teba’da Teoman Baygan, şirketi bir dönem iki kızının yönetimine bıraktı ancak şirket mali bir krizle baş başa kalınca tekrar yönetime geçti. Borusan Holding’in kurucusu Asım Kocabıyık da oğlu Ahmet Kocabıyık’a devretti ancak ipleri tamamen de elinden bırakmadığı biliniyor. Aynı şekilde Acarlar Topluluğu’nda da hala İsmet Acar her şeyi denetleyen ve onaylayan kişi konumunda.

İkinci kuşakta ömürleri bitiyor
Yard. Doç. Dr. Necdet Sağlam’ın hazırladığı raporda da görüldüğü üzere pek çok şirketin ömrü ortalama bir insan ömrünü dahi bulmuyor. ABD’de, ikinci kuşağa kadar yaşayabilen aile şirketlerinin, oranı yüzde 20’ yi geçmiyor ve hatta bu yüzde yirminin ise ancak yüzde 17’si üçüncü kuşağa kadar devam edebiliyor. Sonuçta, birinci kuşak tarafından kurulmuş olan 100 aile şirketinden sadece ve sadece 3.4 tanesi üçüncü kuşağa dek yaşamını sürdürebiliyor. İngiltere’de de aynı durum gözleniyor. İngiliz şirketlerinin sadece yüzde 3.3’ü üçüncü kuşağa devredilebiliyor. Türkiye’de ise üçüncü kuşağın yönetimine devredilen şirket oranı ise yüzde 10-15’ler arasında. Türkiye’deki şirketlerin ortalama ömrü ise 30-35 yıl.

DAĞILAN AİLE ŞİRKETLERİ

Uzan 2.kuşak
Has 2.kuşak
Cıngıllıoğlu 2.kuşak
Mermerci (Akfil Tekstil) 1-2.kuşak
Sultanahmet Köftecisi 2.kuşak
Komili 3.kuşak
Özgörkeyler 2.kuşak
Hattat 1-2.kuşak
Tatari 2.kuşak
Karaca 2.kuşak
Bezmen 3.kuşak
Sipahiler 2.kuşak
Vefa 4.kuşak
Simavi 2.kuşak
Üstünkaya 1-2.kuşak
Karacan 2.kuşak
Elginkan 2.kuşak
Çiftçiler 1-2.kuşak
Köllük (Boğaziçi İplik) 1-2.kuşak

BAŞARILI AİLE ŞİRKETLERİ

Koç 3.kuşak
Eczacıbaşı 3.kuşak
Doğuş 2.kuşak
Zorlu 2.kuşak
Vakko 2.kuşak
Sabancı 3.kuşak
Boyner 2-3.kuşak
Bodur 2.kuşak
Demirören 2.kuşak
Borusan 2.kuşak

 

UZMANLAR NE ÖNERİYOR?
•    Aile fertlerinin diğer çalışanlar kadar çalışmaları gerekir.

•    Küçük şirketler hariç bütün aile şirketlerinde bazı kilit noktalarda aileden olmayan profesyonellerin istihdam edilmesinde yarar var.

•    Sorunlar çok kötü hale gelmeden, yönetimdeki sorun ya aileden ya da profesyonel birine emanet edilmelidir

•    Profesyonel desteğin ikinci veya üçüncü kuşakta alınması şart. İş fazla büyümeden kurumsallaşmanın temelleri atılmalıdır.

•    İş ve görev tanımları yapılmalı ve yazılı kurallar haline dönüştürülmeli.

•    İşletme içi personel, satın alma, görev yetki vb. yönetmelikleri oluşturulmalı.

•    Yetki ve sorumlulukları dağıtarak profesyonel bir yönetim oluşturulmalı.

•    Aile bireylerini daha küçük yaştan itibaren mülkiyet ve gelecek kuşakların sorumluluğu konusunda yetiştirilmelidir.

•    Çalışanlarına adalet ve sadakat duygusu ile yaklaşılmalıdır.

•    Gücün kimde olduğu herkes tarafından görülebildiği için, kararlar hızlı verilmelidir.

 

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr/yonetim/aile_sirketlerine_ucuncu_kusak_kiskaci.html