Kurumsal yönetim ve insan kaynaklarının önemi

Dünyada genel kabul gören en iyi yönetim yaklaşımlarının, kurumların hayata geçirilmesi, hem etkin ve verimli çalışma, hem de marka yaratma / yaratılan markanın değerinin artırılması açısından büyük önem taşıyor. Kurumsal yönetim kavramını en geniş anlamda, iyi şirket yönetimi için gerekli formal ve informal kurallar bütünü olarak ele almak mümkündür. Daha kısa ve öz bir tanım yapmak gerekirse; kurumsal yönetim “iyi şirket yönetimi” demektir.
İyi şirket yönetimi için, sadece şirket üst yönetiminin ve yönetim kurulunun görev ve sorumluklarını ve aynı zamanda şirket içi ve şirket dışı menfaat sahiplerinin haklarını önceden belirlemek ve bunları yasal çerçeve içerisine almak son derece önemli ve gerekli olmakla beraber yeterli değildir. İyi şirket yönetimi için bunların ötesinde değişim yönetimi, stratejik yönetim, sinerjik yönetim, toplam kalite yönetimi, insan kaynakları yönetimi vs. yönetim ilkelerinin ve yönetim tekniklerinin etkin biçimde şirkette uygulanması gerekiyor.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Temmuz 2003’te kurumsal yönetim alanında rehber niteliğinde bir “İlkeler Seti” yayınlayarak, Türkiye’de ilk kez bu alandaki ortak anlayış eksikliğini gidermiştir.

Bu kapsamda ilk aşamada esas sözleşmenin gözden geçirilmesi ve SPK Kurumsal Yönetim İlkelerine önemli ölçüde uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir.

Yeni SPK Kurumsal Yönetim İlkeleri, kurumsal yönetim uygulamalarını aşağıda yer alan dört maddede toplamaktadır:

1.Hissedarlar ile ilgili konular

2.Şeffaflık

3.Menfaat sahipleri ile ilgili konular

4.Yönetim organizasyonu

Bu kapsamda kurumsal yönetim uygulamalarımız ve SPK Kurumsal Yönetim İlkeleri ile uyum sağlanması gereken konular arasında yer alan “Yönetim Organizasyonu” bünyesinde:

-Organizasyonel yapının Kurumsal Yönetim İlkelerine uygun hale getirilmesi, (SPK Kurumsal Yönetim İlkelerine uygun olarak ve esas sözleşmede yapılacak değişiklikler doğrultusunda Yönetim Kuruluna yeni bağımsız üyelerin seçilmesi, böylece yönetimin yürütmede görevli olmayan ve yürütmede yetki ve sorumluluğu olan üyelerden oluşmasının sağlanması gibi konuların da dikkate alınması)

-Yöneticilerin, yıllık faaliyet planlarının gereklerini yerine getirmek üzere proje tabanlı bir matriks organizasyonu şeklinde çalışmalarının sağlanması, (Yöneticiler ayda en az iki kez ya da gerektiğinde daha fazla toplanarak ilerlemeleri izleyecektir)

-İnsan kaynaklarına ilişkin tüm süreçlerin gözden geçirilerek rekabet koşullarına uygun olarak yazılı şekilde oluşturulması,

Bu kapsamda: işe alma, işten çıkarma, kariyer planlama, görev tanı mlarını oluşturma ve yazılı hale getirme, çalışan yedekleme sisteminin kurulması, performans ölçme sisteminin oluşturulması ve hayata geçirilmesi ve sonuç olarak da tüm bu konularla entegre bir şekilde eğitim planlamasının oluşturulması büyük önem taşımaktadır.

-Tüm organizasyon boyutunda iş süreçlerinin oluşturularak yazılı hale getirilmesi,

-Yönetim kuruluna çalışmalarında yardımcı olmak üzere çeşitli çalışma komiteleri oluşturularak, faaliyetlerin daha da etkin ve verimli olması konusunda komitelerin görüşlerine yer verilmesi, çeşitli komitelerin oluşturulması, (Yürütme, Denetim, Stratejik Planlama, Kurumsal Yönetim, İnsan Kaynakları, Yatırımlar vb. komiteleri şeklinde olabilmektedir) öncelikle Kurumun performansına, beraberinde de Kurumsal Yönetim Derecesine önemli ölçüde katkı sağlayan konulardır.

Bu kapsamda İnsan Kaynaklarının önemine daha detaylı bakılacak olursa:

Kurumsal yönetimin olduğu bir kurumda insanlar çok daha iyi yetişir çünkü verilerle konuşulur, şeffaflık vardır, fikrinizi rahatlıkla savunabildiğiniz bir yönetim anlayışı vardır. Bu da insanların eğitimini, gelişimini sağlar. İnsanları en çok motive eden unsurlardan bir tanesi de, paradan da daha çok, kendi gelişimini sağlayan ortamlardır. Dolayısıyla kurumsal yönetişimi gerçek manada uygulayabilen şirketler, daha nitelikli insanları da cezbetme imkanına sahip olabilirler.

Kurumsal yönetişim bir tek yönetim kurulunu değil, kurumun kültürünü ilgilendirir. Dolayısıyla bu konu sadece yönetim kurulu konusu olarak görülmeyip kurum kültürünü, her personelin eğitimini ve davranışlarını kapsayan bir konu olarak ele alınmalıdır. Her seviyede alınan her türlü kararda verilere dayalı olarak sürekli gelişme mantığının ortaya konabilmesini, hesap verebilirliği, şeffaflığı, adilliği, tutarlılığı ve etkinliği yaşatabilen kurumlar kurumsal yönetişimde ileriye giden kurumlardır.

Kurumsal yönetişim, uyulması gereken kurallar dizisinin çok ötesinde, bir yönetim anlayışıdır. Bu nedenle kurumun her seviyesinde insan kaynağını da etkileyen bir unsurdur.

Bu amaca ulaşmak için fırsat eşitliği yaratılır, performans ödüllendirilir, bireylerin ve takımların gelişimi teşvik edilir. Rekabetçi ücretlendirme ve sosyal yardım programları hazırlanır. Çalışanların bilgi ve becerileri, temel ve teknik yetkinlik tanımları doğrultusunda değerlendirilir. Performans yönetimi sürecinde ve kariyer gelişimi boyunca çalışanlara temel ve teknik yetkinliklerini değerlendirme ve geliştirme konusunda fırsatlar sunulur. Şirketin İnsan Kaynakları Politikası yayınlanır. İlgili yönetmelikler tüm çalışanların erişimine açıktır. Çalışanlar ile ilişkileri İnsan Kaynakları politikası doğrultusunda yöneticiler ve İnsan Kaynakları Bölümü yürütür.

İnsan kaynakları, bu işin kilit noktasını, can damarını oluşturmaktadır. Bir kurumun yönetim kurulu başkanından kapıdaki güvenlik görevlisine kadar giden süreç içerisinde görev dağılımlarının yapılması, eğitim programlarının hazırlanması gibi tüm süreçleri insan kaynakları profesyonelleri gerçekleştirmektedir. Bunun yanı sıra kurumda yönetim kurulunun görev ve sorumluluklarını içeren bir prensip paketinin de mutlaka hazırlanması gerekmektedir.

Kurumun ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda, insan kaynağının yöneticilerden başlayarak kurumsal yönetişim ilkeleri çerçevesinde yetiştirilmesi çok önemlidir. Üst kademede bulunan insanların hepsi belli dönemlerde alt ve orta kademelerde görev almış kişilerdir. Alt seviyelerden itibaren bu anlamda yetiştirildiklerinde, yönetici konumuna geldikleri zaman benimsedikleri bu ilkeleri uygulama fırsatına sahip olmaktadırlar.

Açık ve şeffaf olmayan, hesap alma verme sistemleri kurulmamış birçok uluslararası şirket de bulunmaktadır. Fakat şu çok iyi bilinmektedir ki, uzun dönemde bu şirketler yaşamlarını sürdürememekte ve büyük problemlerle karşılaşmaktadır çünkü otokrat ve tek adam yönetimine dayanan şirketler, katılımcı yöne
time giden şirketlere göre daima daha kötü performans göstermektedir.

Katılımcı bir şekilde paylaşarak, anlaşarak veya uzlaşarak yürütülen yönetim anlayışları, kurumlarda mutlaka daha büyük başarıya yol açmaktadır. Bu anlayışın tüm kademelere yerleştirilmesi konusunda da insan kaynakları departmanlarına çok önemli bir rol düşmektedir.

KURUMSAL YÖNETİM=ORTAK AKILLA YÖNETİM

Birden fazla akıl > Bir akıl

Çünkü hiçbir zaman ayrı ayrı birer akıl olan iki insan yan yana geldiğinde iki akıl olmaz.

Nedeni=SİNERJİ

Mutlaka daha fazla görüş, yeni fikirlerin oluşmasında etkin bir zemin oluşturur.


Cem Ağın
Bilkent Holding

Kaynak: http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticle.aspx?vID=8552&sectionID=4